KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı avukat Selçuk Kozağaçlı, Silivri Cezaevi’nde 19 gündür tek kişilik hücrede tutuluyor. Televizyonu, radyosu, gazetesi, saati olmayan Kozağaçlı, protesto sloganlarını da tek başına attığını söylediği bildirildi.

19 gündür Silivri Cezaevi’nde özgürlüğünden yoksun. Kozağaçlı, “Ara sıra avukat görüşüne çıkarken sevgili Ahmet Şık’ı, Akın Atalay’ı, Deniz Yücel’i, Bekir Kaya’yı tesadüfen görürsem mutlu oluyorum. Uzaktan selamlaşıyoruz” dedi.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar‘ın sorularını cevaplayan Kozağaçlı, sabahları ve öğleden sonraları hapishane uygulamalarını protesto eden sloganları ise tek başına attığını söylüyor. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatı olan Kozağaçlı, Soma davası gibi kamuoyunun yakından takip ettiği pek çok dosyada görev yapıyor. Kozağaçlı, “Avukatlığa başladığım 1995 tarihinden bu yana hep aynı şeyle suçlandım: İyi, politik ceza davası avukatlığı yapmak” dedi.

“TÜRKİYE’DE YARGI YOK”

Kozağaçlı şunları söyledi:

“Gülmen ve Özakça davası Türk hukuk tarihinin en büyük skandallarından birisidir. Onlarca kez gözaltına alınmış, haklarında yüzlerce idari para cezası kesilmiş, zaten adli kontrol altında olan ve asla bu tedbiri ihlal etmemiş insanların tutuklanması hukuksal değil, siyasal bir ihtiyacın sonucudur. Direniş karşısında hükümetin çaresizliğini göstermektedir. Haklarında mahkeme kararı ve hatta hiçbir ciddi suçlama bulunmayan bu insanların İçişleri Bakanlığı’nın çıkardığı kitapçık ile terörist ilan edilmeye çalışıldığını görmüştük. Yeni olay ise Adalet Bakanlığı’nın mahkemeye gönderdiği yazıdır. Bu gibi yazıların mahkemeye gönderildiği bu ülkede yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığından söz etmek abes olur. Türkiye’de yargı yoktur. Adliye denilen yer kurgusal görünüm verilmiş, hükümetin idari kararlarının yahut siyasi ihtiyaçlarının icra ve infaz edildiği binalardan ibarettir.”