19. yüzyıl Fransız edebiyatına meraklı olan herkes, bir fotoğrafın altında “Nadar” imzasına mutlaka rastlamıştır. Birçok Fransız edebiyatçının fotoğrafını tarihe bırakan bu imzasına sahibi, edebiyat tarihinin görsel belleğinde çok önemli bir yere sahip.

Hemen herkesin Nadar adıyla bildiği Gaspard-Félix Tournachon (1820-1910) sanat tarihinin en sıradışı adlarından biri. Fotoğraf sanatının kurucularından ve ilk büyük ustalarından biri olarak bilinen Felix Nadar, 19. yüzyıl Avrupa’sının kültürel manzarasını değiştirmişti.

Adam Begley yeni yayımlanan The Great Nadar: The Man Behind The Camera (Büyük Nadar: Fotoğraf Makinesinin Arkasında Adam) biyografisinde, sanatçının günümüze etkisinin sandığımızdan daha büyük olduğunu gösteriyor.

The Great Nadar: The Man Behind The Camera / Adam Begley / Tim Duggan Books

19. yüzyıl Paris’inde Nadar deyiş yerindeyse bir tek kişilik eğlence sektörüymüş. Mavi gözleri ve kırmızı saçlarıyla, fakirlik içinde yüzmesine rağmen gösterişli partiler vermenin bir yolunu bulan sanatçı, sanat çevrelerinde hemen herkesi tanıdığı için aralarında Victor Hugo, Charles Baudelaire, Alexandre Dumas, Sarah Bernhardt ve George Sand’ın da olduğu Fransız yazar ve şairlerin portrelerini çekmişti.

Gençliğinde asi bir bohem olan Nadar, Fransız şiirinin iki büyük ustası Nerval ve Baudelaire ile yakın dosttu. Baudelaire günlüğüne şöyle yazacaktı: “Nadar canlılığın en hayret verici ifadesidir.”

Begley’in kitabı, Nadar’ın fotoğraf kariyerini bütün incelikleriyle anlatırken, onun nasıl çok yönlü bir sanatçı ve girişimci olduğunu da gözler önüne seriyor.

Sanat hayatına yazıyla başlayan Nadar, sıradan ahlak öyküleri yazdıktan sonra çizgiye yöneldi ve ülke çapında bilinen bir karikatür sanatçısı oldu. Gazetecilik ve editörlük de yapan Nadar, onlarca küçük dergi ve gazetede çalıştı.

Nadar’ın objektifinden ölüm döşeğindeki Victor Hugo.

Fotoğraf sanatına yöneldikten sonra ışık ve gölgeye dair olağanüstü sezgisiyle bu yeni sanat türünün hem öncüsü hem ustası olarak adını duyurdu. Nadar’ın müşterileri en güzel kıyafetleriyle karşısına geçtikleri zaman ölümsüzleştiklerine inanıyorlardı. Nadar, bir bakıma, şöhret (celebrity) kültürünün de kurucusuydu.

Gerçek bir maceracı olan Nadar, balonla gökyüzüne çıkan ilk insanlardan biriydi. Yeryüzünün yukarıdan ilk fotoğraflarını o çekti. Çağdaşı ünlü Fransız romancı Jules Verne, Aya Yolculuk adlı romanını Nadar’ın maceralarından esinlenerek kaleme almıştı (romanının kahramanı Ardan’ın adı, Nadar sözcüğünün harfleri yer değiştirilerek elde edilmiştir). Nadar modernliği tanımlayan üç deneyim olduğunu düşünüyordu: Fotoğraf, elektrik ve havacılık.

Alexandre Dumas / Nadar

Nadar yıllar içinde sanatında iyice ustalaşmıştı. Roland Barthes, Nadar’ın 55 yıl evli kaldığı karısını ölümsüzleştirdiği yaşlılık fotoğraflarından birini “dünyanın en güzel fotoğraflarından biri” olarak tanımlar.

Adam Begley’nin kitabı, hem bu sıra dışı sanatçının hayatına hem de on dokuzuncu yüzyıl Paris’ine ışık tutuyor.

 

Anlattığı olağanüstü hayat hikâyesinin yanı sıra sadece içindeki fotoğraflar için bile arşivlik bir kitap.

Nadar yeryüzünü yukarıdan fotoğraflayan ilk kişiydi.