Milyon dolarlar havada uçuşuyor…

Reza Zarrab konuştukça, paçalardan pislik akıyor!

Rüşvet, hayali ticaret, vergi yolsuzluğu, kara para aklama… 

Yargılama ABD’de. Türkiye’de sanıkken “aklanan” İranlı işadamı, ABD’de tanık oldu. 

Dünya bir haftadır Zarrab’ın itiraflarını konuşuyor. Türkiye’de ise medya sus pus… Vatandaş gerçekleri öğrenebilmek için, davayı takip eden gazetecileri sosyal medyadan yakın takibe aldı.

Özgür gazetecilerin şahsi sosyal medya hesapları üzeriden yaptıkları canlı yayınlar, Türkiye’de büyük imkanlara rağmen gazetecilik yapmayan Havuz organları ve onların uzantılarını rahatsız etti.

Aslında durum ironik…

Düne kadar Reza Zarrab’a ‘hayırsever işadamı” muamelesi yapan yandaş kalemler, rüşvet ve yolsuzluğun itirafından sonra adeta dumura uğradı!

Yöntemleri tanıdık… Duruma göre şekil alma, kıvrak manevralar, dün yazdıklarını bugün inkar, mesnetsiz atma, ayarsız yalan, itibar suikasti, iftira, karalama vs…

Durum böyle olunca, gerçek haber altın değerinde.

Peki ne yapmalı?

1- Duruşmayı takip eden gazetecilerin bireysel hesapları takip edilmeli.

2- Yayınlar paylaşılmalı, desteklenmeli.

3- Eşe dosta haber verilmeli, seyredilmeli, seyrettirmeli.

Neden mi?

Çünkü, İranlı Reza üzerinden paralel rüşvet çarkı kurulmuş. Olmayan ticaret yapılmış gösterilmiş, milyon dolarlar da cebe indirilmiş, ama vatandaşın değil, Reza’nın önüne yatan koca koca bakanların!

Sorgulamalısın;

İranlı Reza “hayırsever” değilmiş. Milyon milyon dağıtmış. Rüşveti vermiş, serbest kalmış… 

Polisler, savcılar, hakimler tutuklanmış. Medyaya çökülmüş, gazeteciler esir alınmış. 

Bir Reza uğruna, memleketin gelecegi kararmış!