Yunanistan’ın Başkenti Atina’da bulunan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Çipras ile düzenlediği ortak basın toplantısında “Batı Trakya’daki azınlıkların hukuku yok mu? 150 bin Müslüman, Türk, Pomak azınlık var. Bu anlaşmayla nasıl onların haklarını garantiye alacağız?” diye soran Erdoğan, bölgede “seçilmiş değil atanmış bir baş müftü” olmasını eleştirdi.

Çipras Erdoğan’ın bu açıklaması üzerine tekrar söz alarak, “Erdoğan’ın bana söylediğine göre kendisi Lozan Anlaşması’nın yeniden düzenlenmesini istemiyor. Bunun için imzası olan diğer ülkeleri de bir masa etrafında toplamak gerekiyor. Bu anlaşmanın doğru düzgün uygulanmasını istiyor, yeniden yapılanmasını değil” ifadelerini kullandı.

Batı Trakya ve diğer bölgelerdeki azınlıkların halklarına saygı gösterdiklerini söyleyen Çipras bazı reformlar yapılması gerektiğini doğruladı, “Ama Yunanistan’ın yapması gereken reformlar başka ülkeleri ilgilendiren konular değildir” dedi.

Erdoğan ABD’nin Kudüs açıklamasına ilişkin şunları kaydetti: “Dün ABD başkanı Trump tarafından yapılan Kudüs’e dair açıklamaya değinmek istiyorum. Bu karar maalesef bölgemizin ve dünyanın barışı adına son derece talihsiz bir açıklamadır.” dedi.

Erdoğan, Atina’da Yunanistan Başbakanı Çipras ile görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması düzenleyerek açıklamalarda bulundu. “Sizlerle 65 yıl aradan sonra resmi olarak Cumhurbaşkanı olarak ziyaret gerçekleştirmenin memnuniyeti içerisindeyim. Merhum Bayar’dan 65 yıl sonra ” diyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, “Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Bu ziyareti iki ülke diyaloğunda önemli bir adım olarak görüyorum.  Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi’nin 5 toplantısını önümüzdeki dönemde Selanik’te düzenleyeceğiz.” dedi.

İki ülke arasındaki ticaret hacmine değinen Erdoğan, “2016 yılında ikili ticaret hacmimiz 2.6 milyar dolar. Bu rakam aslında aramızdaki hedefimiz 10 milyar dolardı. 2014’ten sonra bir geri gidiş oldu. Temennim o dur ki bunu yeniden toparlarız”

“İstanbul- Selanik hızlı tren hattı, İzmir Selanik feribot hattı, İpsala sınır kapısında 2. Köprü inşası ulaştırma projelerine önem vermeyi hedefliyoruz. Karşılıklı turist sayısında ülkemizden Yunanistan’a 800 bin, Yunanistan’da 600 bin turist ülkemize gelmiş bulunuyor. Bu da bu konuda ciddi bir alt yapının olduğunu gösteriyor.”

ERDOĞAN: TÜRKİYE’DE İDAM, İŞKENCE YOK

Erdoğan, darbe girişimen katıldığı iddia edilen askerlerin iadesiyle ilgili, “Sayın Çipras ile olaydan hemen sonra başlattığım görüşmede,bugün de bu basın toplantısı vesilesiyle Yunan yargısına benim bir çağrım var. Gecikmiş adalet,  adalet değildir. Lütfen bu konu ile ilgili kararı gerekirse adalet bakanlarımızla devreye girmek suretiyle görüşerek, Türkiye’de biliyorsunuz işkence, idam böyle bir şey söz konusu değil, bunların Türkiye’ye iadesi mümkündür. Bunlar bir darbe gerçekleştiren kişilerdir.”

Batı Trakya Türk azınlığının, Müslüman azınlığının durumunda uluslararsı hukukun gerektirdiği iyileştirmelerin yapılmasını talep ettim. Son zamanlarda Yunanistan’da gündeme gelen Lozanla ilgili tanım ve Lozan’ı tanımlama şekli bu işi iyi anlamak gerekiyor. Lozan denince Türkiye ile Yunanistan arasında bir anlaşma  değildir. Lozan 11 ülkenin katılımını kapsayan bir anlaşmadır. Lozan’da Japonya İngiltere, Bulgaristan, Fransa var. Bu ülkeler bu nalaşmanın içinde yer almışlardır. Lozan sadece egeyi mi kapsıyor. Batı Trakya’daki azınlıkların hukuku yok mu? Buradaki azınlıkların haklarını bu anlaşmayla  biz nasıl teminat altına alacağız? Batı Trakya’da 150 bin Müslüman, Türk, Pomak azınlık var. Bunların hukukunu araştırmak korumak özellikle Yunanistan hükümetinin görevi olsa gerek.  Şu anda 15 bin Euro kişi başına milli geliri var Yunanistan’ın ama Batı Trakya’da 2000-2200 Euro bu fark korkunç bir fark.”

“Hala bir baş müftü meselesi çözülememiştir. Seçimle değil atamayla geldiğini görüyoruz Lozan ne diyor seçim diyor. Türkiye’de patrik seçimle gelir Sen Sinot meclisi seçer.”

“Ben 15 yıldır buradaki arkadaşlarıma hep bunu söyledik bugüne kadar hiçbir netice alamadık, Lozan’ı Egeye hapsedip edip işini bitirmeyelim.”

“FETHİYE CAMİİ SORUNUMUZ VAR”

“Bizim toprak bütünlüğü ile ilgili bir sıkıntımız yok. İnanç hürriyeti deniyor. Burada bir Fethiye camii sorunumuz var ama Türkiye de bugüne kadar Hristiyanların klişeleriyle ilgili bir sıkıntı yaşamadık. Şu an mesela biz Sümena Manastrını yapıyoruz. Patrik yurt dışına çıkmak istese Lozan’a göre Eyüp Kaymakamlığı’nın izni ile çıkabilirdi, biz bunu bir tarafa koyduk, önünü açtık. Batı Trakya’da atanmış bir baş müftü var. Biz seçilmiş ile yapıyoruz. Ben 15 yıldır bütün buradaki arkadaşlarımıza hep bunu söyledik. Ama bugüne kadar hiçbir netice alamadık. Lozan’ı hemen Ege’ye hasredip işi bitirmeyelim. Bizim toprak bütünlüğü ile ilgili sıkıntımız yok.

Ocak ayının 7’sinde, Balat’ta patrikhanenin kısa bir mesafede demir kilise namı ile maruf bir kilisesi var. Bitiyor, 7 Ocak’ta Boyko ile birlikte oranın açılışını yapacağız. Biz inanç hürriyetinden korkmuyoruz ki. İnancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz.”

KIBRIS

“Anavatan ve garantör Türkiye olarak Kıbrıs meselesi bir diğer konu. Kofi Annan benden rica etmiştir, ben size soruyorum, işi beraber eli alalım dedi. Dedi ki ben 3 kere teşebbüs ettim başarısız oldum. Beni bir hafta sonra aradı ben görüşmelerimi yaptım başlayabiliriz dedi. Yunanistan, Türkiye, İngiltere garantör ülke. Çalışmalarımıza başladık, final çalışmasını da İsviçre’de yaptık. Kofi Annan ve Başbakanlar bir araya geldik. O zaman Karamanlis Başbakan’dı. Görüşmeler bittikten sonra son ana geldiğimizde, hatta Güney Kıbrıs tarafı masadan çekilmek istedi. Kofi Annan ben söz verdim, işi bitireceğiz dedi. Referandum safhasına geldi. Türkler evet dedi ama güney bir o kadar tam ters hayır dedi. Oradan AB’ye Güney Kıbrıs girdi. Bize de orada söz verdiler. O süreci de ben yaşadım. Yine en son Cenevre’de bir araya geldiler. Sonunda masadan kim çekildi. Güney Kıbrıs çekildi. Biz istiyoruz ki adil bir çözüme kavuşturalım ama Güney Kıbrıs’ın böyle bir derdi yok. En kısa yoldan hep kaçamak bazı yollara başvurup yine olmadı diyorlar. Aynı şekilde Ege’deki meselelerde biz bunlardan kaçmıyoruz gene varız. Genelkurmay Başkanım burada biz bu görüşmeleri yürütürüz. Adil olalım. İşin üzerine gidelim. Çözüme odaklanalım. Bardağın boş tarafı ile uğraşmayalım. Dolu tarafı ile uğraşmazsak zaman kaybı diye bir şey olmaz. Yeni bir dönem diyorsak yeni dönemi de bizim bu şekilde, adanın gerçekleri ile ilgili olarak adımları atmamız lazım.

3 milyonu aşkın mülteciyi ülkemizde barındırıyoruz. 30 milyar dolar harcama var. AB ise bize şu ana kadar verdiği destek bizim milli bütçemize değil, Kızılayımıza. Verdikleri söz 6 milyar avro, ve bu gelmedi. Sözü veren AB, yerine getirmeyen AB. “

65 YIL SONRA YAPILAN İLK ZİYARETTE LOZAN’I TARTIŞMAYA AÇTI

Yunanistan’a 65 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyaret i gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan Atina Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmi tören ile karşılandı. Erdoğan, Yunan Parlamentosu önündeki Meçhul Asker Anıtı’na çelenk bıraktı. Yunanistan Cumhurbaşkanı  Prokopis Pavlopulos ile bir araya gelen Erdoğan, Cumhurbaşkanı ile ortak açıklama yaptı.

Erdoğan Batı Trakya’daki Türklerin durumunda değinerek şunları kaydetti: “Bu anlamlı ziyaretin iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcına vesile olmasını ayrıca diliyorum. Özellikle Lozan konusunda zannediyorum hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değildir. Bu anlaşmanın 11 taraf ülkesi vardır. Düşünün ki, Lozan da Japonya bile var, İngiltere var, Portekiz var vs.. Bütün bu ülkelerle beraber hepsini kapsayan bir antlaşmadan konuşuyoruz. 94 yıl içinde dünya adeta yeniden inşa ediliyor, kuruluyor. Türkiye ile Yunanistan arasında da bir çok şeyler değişiyor. Mesela Lozan’da buradaki Türklerle ilgili Müslüman azınlık ifadesinin geçtiğinden bahsediyorsunuz doğrudur ama aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’nde Türk ifadesi geçmektedir bu kararlarıyla orada vardır.”

Batı Trakya’daki Türklerin müftülerinin hala atama yöntemiyle göreve getirildiğini söyleyen Erdoğan seçimle iş başına gelmeleri gerektiğinin altını çizerek, “Oradaki insanların yaşam koşullarının ne olduğunu değerlendirme noktasında burada iyi bir değerlendirme yapmak lazım. Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar inandıklarını Lozan’a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar uğun baş müftülerini kendi seçtikleri değil atanan bir müftü ile yönetilme gayretleri var. Türkiye’de mesela patrik atanan bir patrik değildir. Patrik Sen Sinot meclisinin seçtiği bir patriktir. Lozan’a göre de malum belli bir sayıdan Sen Sinot meclisi oluşur. Bunların da Türk vatandaşı olması lazım ve meclisteki bu sayı azaldığı için ben patriğe demişim ki ‘siz bize isimler verin bunları Türk vatandaşlığına alalım meclisteki sayıyı dolduralım.’ Bize verilen bu isimleri biz vatandaş yaptık. Sen Sinot meclisinin üyeleri oldular. Şu anda yanılmıyorsam 17 kadar mecliste üye var. Patriği seçecekse bu 17 kişi seçecek. Ama Yunanistan gerek başbakanlık gerek cumhurbaşkanlığı döneminde batı Trakya’da oradaki insanların baş müftüsünü oradaki insanlar seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan’ın uygulanma durumunu söylüyoruz demek ki Lozan uygulamada değil. Lozan’ın uygulanabilirliğini bu şekilde ortaya koymak lazım.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de ayrımcılık yapılmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de benim Rum vatandaşlarıma yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneler konusunda en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz. Batı Trakya’da Türk kelimesinin yazılmasını hazmetmeleri mümkün değil.” Dedi.

Türkiye engel olsaydı Yunanistan’ın NATO’ya tekrar üye olamayacağını vurgulayan Erdoğan, “Bir çok askeri konuda sıkıntı yaşanıyor. NATO’dan siz çıktınız tekrar NATO’ya girişinizi biz sağladık. Biz engel olsaydık siz NATO’ya giremezdiniz. Bir ülkenin muhalefeti NATO’ya girmenizi engelleyebilirdi. Biz öyle bakmadık biz komşu diye baktık bugün de öyle bakıyoruz.” dedi.

Kıbrıs’ta verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Kıbrıs’la ilgili yaklaşımınız, Yunanistan garantör ülke olduğu gibi Türkiye de garantör ülke. Bizzat o görüşmelerin içinde oldum. Kofi Annan ile birlikte süreci beraber yürüttük. İş çözüme kavuşması gerekirken orada alınan kararlar uygulamaya girmedi. Kıbrıs’taki Türkler yapılacak olan referandumda yüzde 60’ın üzerinde evet oyu verdiler güneyde Rumlar hayır oyu verdiler. AB’nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Mali noktada vereceği desteklerin hiç birini uygulamaya sokmadılar, bugün bile bunlar yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz Kıbrıs’ta kalıcı adil bir çözüm bulmak.” dedi.

Provokasyonların devam ettiğini belirten Erdoğan, “65 yıl aradan sonra buraya çok farklı bir heyecanla geldik. Batı Trakya’ya bir ziyaret yapmayı arzu ettim. Birileri bu ziyareti provoke ediyor. Broşürlerden tutunuz kapılara konan işaretlere kadar.. Her toplumda artılar eksiler vardır da, 65 yıldan sonra bir cumhurbaşkanı buraya geliyorsa bunun kontrol altında tutulması gerekir.” Dedi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Arzum şudur. Biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayız, bardağın dolu tarafına bakalım ve münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizde 65 yılı bir kenara bırakıp ileriye bakacak bir ziyaret olması temennisindeyim.”

Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos Kıbrıs görüşmelerine bizzat katılmama konusunda ve iki ülke arasındaki anlaşmanoın güncellenmesi konularında şunları kaydetti:

“Yunanistan’da anayasa gereğinde Türkiye’de sizin sahip olduğunuz yetkilere sahip değildir. Bu sözünü ettiğini söylediğiniz görüşmelere katılamadım. Sizi ilk kez İstanbul’da tanıdığımdan beri sizinle açıkça konuşabilecek birisi olduğuna kanaat getirdim. Bu anlamda değindiğiniz konuları Yunanistan hükümeti üyeleriyle görüşme fırsatımız olacak. İlişkilerimizin de bu samimiyet ilkesi üzerinde ilerleyeceği konusunda inanıyorum. Eski üniversite profesörü olan sayın dışişleri bakanının söyleyeceği gibi hukuk fakültesi hocasıydım. O açıdan kendisiyle hem fikiriz, bir anlaşmanın veya hukukun güncelleşmesi reformu mümkün değildir. Hukuk ilkesinin anlamını yeni bir anlam kazandırmak anlamında var olan bir sözleşmeye yeni bir metin ekleyebiliriz. Fakat anlaşmayı güncelleme gözden geçirme veya reform etme kavramını kullanmıyoruz. Bu konuda da sizin samimiyetinize inanarak bunun altını çizmeyi arzu ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Pavlopulos’un sözleri üzerine şunları söyledi: “Ben hukuk profesörü değilim ama siyaset hukukunu iyi bilirim. Bu siyaset hukukunda da anlaşmaların güncelleştirmesi diye bir şey vardır bunu da biz yaparız. Sizler bu konuları açmamış olsaydınız sayın Çipras’ın kabulünde konuşacaktım. Öyle de olsa sizler Yunanistan adına ben de Türkiye adına bu konuları görüşmüş oldum. Biz de çok sıkıntılar yaşadık o yüzden Türkiye’de sistem değişikliğine gidiyoruz. Seçim hukukundaki yanlışlar nedeniyle Cumhurbaşkanlığı seçim sistemini değiştiriyoruz.”

Erdoğan Yunanistan Başbakanı Çipras ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Çipras ile bir araya geldi. Buradaki görüşmede açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Artık Türkiye ve Yunanistan bir şeye inanmalıdır. Bardağın boş tarafını değil dolu tarafına yönlenmeliyiz.

Müzakerelerimizi onun üzerine bina etmeliyiz. Aslında halklarımızın birbiriyle ortak yanları çok yeter ki ideolojik saplantısı olanları bir kenara koyalım. Eğer bizim Türkiye olarak hiçbir komşu ülkenin toprak bütünlüğü konusunda bir gözümüz yok. Biz geçmişte iç içe olmuş ülkeleriz. Burada soydaşlarımız var. Keşke geçmişteki bazı yanlışlar olması sebebiyle bir kısım Rum vatandaşlarımız da ülkemizden ayrılmasaydı.

Bu yanlışları artık tarihe bırakıyoruz. İlişkilerimizi çok daha sağlam bir zeminde inşa etmeliyiz. Bunun için yapabileceğimiz çok şeyler var. Eğer gerçekten söylem birliğini ortak aklı oluşturabilirsek bunları çözeriz. Bu görüşmemizde Yunanistan halkına şahsım ve halkım adına kalbi şükranlarımızı ifade etmek istiyorum.”