Christopher Hitchens Batı entelektüel çevrelerinin en etkili isimlerinden biriydi. Sol bir gelenekten gelen Hitchens, gazetecilikle edebiyatı yakınlaştırmayı başaran son figürlerden biri olarak gösteriliyordu. Tıpkı örnek aldığı George Orwell gibi o da tarihten siyasete, edebiyattan mimariye geniş bir alanda edebi niteliği yüksek gazetecilik örnekleri verdi.

2011’de kansere yenik düşen Hitchens’ın son söyleşileri geçtiğimiz günlerde kitaplaştırıldı. “The Last Interview and Other Conversations” (Son Söyleşi ve Diğer Konuşmalar) adını taşıyan kitabın önsözünü yazarın dostu, ünlü aktör Stephen Fry kaleme almış.

Özellikle dinler konusundaki çıkışlarıyla gündeme gelen ve “Yeni Ateistler” diye adlandırılan grubun etkili isimlerinden olan Hitchens’la son söyleşiyi yapan isim de grubun en ünlü ismi: Richard Dawkins.

‘ÇILGIN KÜRT ÖCALAN’

Hitchens bir söyleşide meslek hayatı boyunca başından geçen ilginç buluşmaları anlatırken Abdullah Öcalan’a da değiniyor. Yazar Öcalan’ı “çılgın Kürt” diye hatırlıyor. Buluşmalarında Öcalan’ın masasında canlı bir kartal varmış. Hitchens’a göre Öcalan bıyığı ve sakalıyla bir Stalin özentisi.

Bir söyleşide de (2005) Orhan Pamuk’a değinen Hitchens, Türk romancıyı ilgiyle okuduğunu ve Pamuk’un dikkatle takip edilmesi gerektiğini söylüyor.

İyi bir romancı olamayacağını anladığı için gazeteci olduğunu itiraf eden Hitchens, bütün aykırı görüşlerine rağmen son etkili entelektüellerden biriydi. ABD’nin Irak’ı işgalini savunmak gibi büyük gaflar yapmış olsa da Hitchens’ı okumak her zaman ilginç.